15 Haziran 2025 Pazar

Adversus Haereses #1: Kayaoğlu, Kemalizm konusunda Kaypakkaya'yı nasıl mutedil bir reformiste çeviriyor?

Çeşitli milliyetlerden Türkiye ve T. Kürdistanı komünistlerinin ölümsüz önderi İbrahim Kaypakkaya yoldaş.


"... Tarihte hep olagelmiştir ki ezilen sınıflar arasında saygın olan devrimci liderlerin ölümleri ardından düşmanları, ezilen sınıfları aldatmak için onların isimlerini sahiplenmeye çalışmışlardır."

— Lenin, "Emperyalizm ve sosyalizmde bölünme" (1916)


Türkiye solunda (devrimci hareketin gerilemesi ile birlikte) gittikçe güçlenen yeni bir akım doğdu: Kaypakkaya kalpazanlığı. "Kaypakkaya'nın görüşlerini savunmayabilirsiniz, şu yönünü, bu yönünü doğru da bulmayabilirsiniz lakin sahte Kaypakkaya yaratmak ile bir Kaypakkaya kalpazanlığı yapamazsınız" dersek tamamen haklı olacağımız bu odaklar, buna rağmen, çeşitli defalar kendilerini eleştirmemize rağmen, bu yolda devam ediyorlar. Yani bu bilmemek, yanılmak meselesini çoktandır geçmiş ve ahlâkî bir sorun halini almıştır. Bilmiyoruz, bu insanlar kendilerine bunu nasıl yakıştırıyor?


Bunun bir kristalize örneği, Teori ve Politika dergisi. Bu derginin yazarı ve sahibi Metin Kayaoğlu, kendi kafasında bir Kaypakkaya yaratmış. Pek ala, herkes kendi kafasında bir şeyleri hayal edebilir. Bir devrimci için hayal kurabilmek, kurulan hayalleri gerçekleştirmesi imkansız olsa dahi, soylu bir meziyete, daha iyi bir dünya istencinin diriliğine işaret eder. Lakin doğru olmayan, bu hayalleri gerçekmiş gibi anlatmaktır. İşte bu hayallere binaen Kayaoğlu bir koca kitap yazdı. Yığınla yanlış bilgi, yorum ve tahrif olan bu kitaba cevap vermek için onun hiç yoksa dört katı kadar yazmak gerek. Tabiatiyle böyle bir fırsattan yoksunuz. Yine tabiatiyle bu yoksunluktan sebep Kayaoğlu gibileri meydanı boş bulup at koşturuyor, Kaypakkaya uzmanlığı yapıyor, başkalarına "hatalarından" sebep parmak sallıyor. Peki kendi hataları? Onlar konusunda pek mahir, pek aymazdır.

Biz burada sadece tek bir gönderide bile yaptığı birçok kaba tahrifat, hata, inkarcılık vb.'ye değineceğiz.

Önce okunması için paylaşımı buraya ekliyorum. Herkesten ricam önce bu (saçmalık abidesi dahi olsa) gönderiyi okumaları.[1] Kimseyi önceden etkilemek istemeyiz, zira haklı olduğumuza inandığımız, daha doğrusu bildiğimiz için bizim için bu konuda bir sakınca yoktur.

Kayaoğlu fetvasını madde madde verdi, biz de kendisine madde madde cevap vereceğiz. Bazı cevaplar çok kısa, bazı cevaplar ise "sataşma" olsa da gerekli veya kâfî olduğu için böyle olacaktır.

1. Buna kargalar bile güler.

2. Kaypakkaya, "güdük anti-emperyalist" demez, TKP (M-L) 1. Konferansı ile birlikte resmen TKP (M-L) der.[2] Kayaoğlu zahmet eder de Komünist'i okursa, bunu net şekilde görebilir.

3. Kaypakkaya, Kurtuluş Savaşı'nun komprador kapitalist ve feodal sınıflar liderliğinde sürdüğü için kurtuluşa götürmediğini söyler. Demokratizm bunun sonucudur, sebebi değil.

4. Kaypakkaya, Kurtuluş Savaşı'na elbette ki Kurtuluş Savaşı der, hatta (belki bazıları şaşıracak ama!) "anti-emperyalist savaş" der.[3] Bütün gerçek Kaypakkayacılar da böyle diyor zaten. Sizin cehaletiniz, bizim sorunumuz değildir. 50 senede size bazı şeyleri kavratamadıysak, sorumluluk artık bizden çıkar.

5. Kaypakkayacılık, onun fikirlerini (SEY, DY, HS, HBC vb.) devrimci tarzda savunmak ve uygulamaya çalışmaktır, Çin elçiliğinden fon kovalamak değil.

6. Kaypakkaya,
sizin gibi "reel politik" madrabazı değil Lenin gibi bir Marksisttir, yani zamanı gelince acı ilacın içilmesi gerektiğini bilmektedir. Ayrıca Mustafa Subhi'nin katlinin Kurtuluş Savaşı'nın niteliğini değiştirecek tek başına bir özelliği yoktur. Mesele Kemalizmin kendisidir, dayandığı sınıflardır, onun iktidar biçimidir.

7. Kuşkusuz ki Mustafa Subhi'nin çeşitli hataları oldu,[4] lakin onun dönüşünü karalamak bir utanmazlıktır. Mustafa Subhi dönmek zorundaydı. Sovyet ülkesinde maaşlı bürokratlık yapıp komünistçilik mi oynayacaktı? Her muharebe, istek bu yönde olsa dahi, kazanılacağı varsayımıyla verilmez; komutan, gerekirse yenileceği muharebeye dahi savaşın geleceği için girebilecek kişidir. Mustafa Subhi yoldaş bunu yapmıştır. O, bir Leninisttir.

Sorarız, "'71 devrimciliği" diye destanlar düzenler, niye Mustafa Subhi'ye pespayece saldırır? Mustafa Subhi maceracı da, diğerleri çelikten disiplinli Marksist-Leninist bir örgütlenme midir? Mustafa Subhi kimle kimi ayırmaktadır ki bu kadar garaz duyulmaktadır kendisine? Bu soru kendi başına aslında cevabı vermektedir.

Ayrıca elbette ki ilk Bolşevik önderlerimizin katillerini unutturmamalıyız, tıpkı diğer şehitlerimiz gibi. Kayaoğlu burada kendini savunmak için abes bir konuma düşmekte, devrim ve komünizm şehitlerinin unutulmasını savunur hale gelmektedir. Bilmiyoruz Kayaoğlu bu abesliğin farkında mıdır?

8. Kaypakkaya, Cumhuriyet dönemini "tarihsel ilerilik ikiliğinde ele almış" diyen Kayaoğlu beyefendiye sormak gerek: Nerede? Mesela Kaypakkaya, her türden revizyonist ve oportünistin "milli burjuva yaratma" dediğinin, devletin tekelleri vasıtasıyla rekabeti yok ederek bürokratlaşmayla halkı soyup soğana çevirme olduğunu,[5] Kemalizmin daha savaş esnasında İtilaf emperyalizmine şirinlik yaptığını ve iktidarında (Stalin'in meşhur işçilere ve köylülere karşı bir iktidar tanımını kullanarak) uyguladığı gericiliğini anlatır.[6]

Biz burada Kayaoğlu'nun iddia ettiği Kaypakkaya'yı göremiyoruz. Zaten bu da çok doğaldır, çünkü Kaypakkaya, Kayaoğlu'nun zihninde kurguladığı kişi değildir. Peki Kayaoğlu'nun kurguladığı Kaypakkaya bu ise, gerçek Kaypakkaya kimdir? Bunu öğrenmek için gelin hep birlikte Kaypakkaya ne demiş ona bakalım.

Kaypakkaya'ya göre Kurtuluş Savaşı/Kemalist Devrim'de hangi sınıflar yer almıştır? Türk ticaret burjuvazisi, toprak ağaları, tefeciler, az miktarda sanayi burjuvazisi, emperyalizmle ilişki hususunda komprador büyük burjuvazi ile milli orta burjuvazi. Peki, Kaypakkaya'ya göre Kemalist iktidarın hakim sınıfları kimdir?
Eski komprador büyük burjuvazinin, bürokrasinin, ulemanın hakim mevkiinin yerini alan, orta burjuvazi içinden palazlanıp emperyalizmle işbirliğine heveslenen yeni komprador burjuvazi, eski komprador burjuvazinin bir kısmı ve yeni bürokrasi.[7]

Nihayetinde Kemalist iktidar, komprador patronların ve feodal toprak ağalarının "öteden beri hakimiyetini orduya dayanarak, ordu vasıtasıyla sürdürmüş", "sözde demokratik, gerçekte askeri faşist diktatörlüğüdür".[8]

Burada tarihsel olarak ilerici bir iktidardan mı bahsedilmektedir? Aksine Kaypakkaya mesela Şafakçılar'ın "siyasi bakımdan bağımsız bir milli-burjuva iktidarı olan Kemalist iktidar" şeklindeki tezleriyle döne döne, neredeyse alay edercesine uğraşır. Kaypakkaya için Mustafa Kemal "Çan Kay-şek" (Ciang Cieşi), Kemalist iktidar ise "Yahya Han faşizmi/Diktatörlüğü'nden"[9] farksızdır.

Şimdiye kadar yazılanlardan çıkan sonuç nedir? Kaypakkaya, Kurtuluş Savaşı'nı savunur, Kemalist iktidarı değil. Kemalist iktidara güzellik, ilericilik payesi vermek Kaypakkaya'ya nasip olmamış, bu "şeref payesi" Metin Kayaoğlu'na kalmıştır. Kemalizm aşığı Kayaoğlu, Kaypakkaya'nın ağzından kendinin uydurduğu bir ilericilik martavalı okumaktadır. Kuşkusuz Kaypakkaya mezardan kalkıp Kayaoğlu'na cevap veremez. Bizim cevabı da kendisinin çok da takacağı yok gibi. Lakin Kayaoğlu ve Kayaoğlu gibileri eğer Kaypakkaya'dan kendilerine bir cevap ararlarsa (zira Kayaoğlu'nun bir otorite-kurum fetişi vardır, eh Kaypakkaya'dan daha iyi otorite bu konuda olamaz!) Kaypakkaya'nın bu konuda Şafak şarlatanlarına verdiği uzun uzun cevabı[10] üzerlerine alınabilirler.

Kaypakkaya, CHP'de ilerici tek bir şey vardıysa onun da kaynağı Kemalizm değil, cılızlıktan onun kampına iltihak eden, başından beri içinde olan ama CHP'ye asla hakim olmayan milli burjuvaziden kaynaklı olduğunu söylemiş, Kemalizm'in kendindeki herhangi bir ilerici yan tezini kesinlikle reddetmiştir.[11] Kaypakkaya, sultanlığın kaldırılması meselesine değinirken de (Kemalizm aşığı Kayaoğlu'nun yaptığı aksine) tarihsel ilericilik atfı yapmaz.[12] Hatta defaatle onun ilerici olduğu varsayımına (ayrım çekmeden/tümden) karşı çıkar, bunun tarihsel ilericilik-gerilik olmadığını, bugün kimsenin yuvarlanan taçları başına geçiremediğini, gericiliği/karşı-devrimi (anlamazsa diye belirtelim, buna "tarihsel" olanı da dahildir, çünkü Kemalist iktidar, bütün Türkiye için olduğu gibi, Kaypakkaya için de tarihtir) bugün artık Kemalist iktidarın temsil ettiğini yazar.[13]

Tarihsel ilericilik, ileri bir sınıfın başka geri bir sınıfı devirmesi veya tarihsel olarak arkaik olsa dahi emperyalist istila ve zulme karşı koyuşuyla milli kapitalist inkişafın yolunu temizleyen bir harekettir.[14] Kaypakkaya için ise mesele, komprador büyük burjuvazinin ve toprak ağalarının tarihsel iki blokundan birisinin iktidara gelmesi meselesidir. Soruyoruz: Burada tarihsel ilericilik nerededir?

9. Kayaoğlu, racon kesiyor, revizyonist saçmalarının "Kaypakkaya'dan almadığını söyleyenlerin alnını karışlarız" diyor. Kayaoğlu'nun içinden geldiği HB/DHB oportünizmi, sonrasındaki Atılım oportünizmi ve şimdiki kendi içinde bile tutarlı olmayan oportünist bulamacın Kaypakkaya ile bağı olmadığını tarih kanıtlamıştır. Aydınlık oportünizminin yeni yetme talebelerinin Kaypakkaya tevilleri onun komünist devrimci fikirlerini sulandıramaz. Kaypakkaya'nın doğru fikirlerinin temsilcisi, verdiği nice şehitlerle, ağır aksak da olsa o yolda yürümeye kararlı olan partisidir.

Sözlerimizi (şimdilik) şununla bitiriyoruz: Nasıl bugün Mao Zedung savunulmadan Marksizm savunulamazsa, TKP (M-L) savunulmadan da İbrahim Kaypakkaya savunulamaz. Bunun dışındaki her yol şarlatanca bir kıvırtmadır.

[2] "Konferans Raporu | Konferans Kararları: 3/f (Kemalizm)". Türkiye Komünist Partisi (Marksist-Leninist). Komünist. Mart 1978. Sayı: 1. Sayfa: 11.; "Konferans Raporu | TKP (M-L) Özeleştirisi". Türkiye Komünist Partisi (Marksist-Leninist). Ibid. Sayfa: 66.
"Resmen" ifadesine dikkat çekiyoruz, çünkü bu görüş çok daha öncesinde terk edilmişti. Lakin bu konuda resmî karar olması münasebetiyle elbette ki bağlayıcı olan TKP (M-L) 1. Konferansı'dır.
[3] "TİİKP Program Taslağı Eleştirisi" (Ocak 1972). Kaypakkaya, İbrahim. içinde: "Bütün Yazılar". Kaypakkaya, İbrahim. Umut Yayımcılık. 1. Baskı, Mayıs 2018 [Özgür Gelecek için Yeni Demokrasi. 17 Mayıs 2018. Yıl: 1. Sayı: 10-Özel Ek.]. İstanbul. Sayfa: 311.; "Şafak Revizyonizminin, Kemalist Hareket, Kemalist İktidar Dönemi, İkinci Dünya Savaşı Yılları, Savaş Sonrası ve 27 Mayıs Hakkındaki Tezleri" (Ocak-Ağustos 1972). Kaypakkaya, İbrahim. içinde: Ibid. Sayfa: 376.
[4] Geçmişte bunları açıklamaya dönük çeşitli girişimler olsa da bunlar kapsamlı olmak yönünden eksiktir. Bu hatalar mutlaka daha vuzuh şekilde izaha muhtaçtır, lakin bunlar başka bir yazının konusudur.
[5] "TİİKP Program Taslağı Eleştirisi" (Ocak 1972). Kaypakkaya, İbrahim. içinde: Ibid. Sayfa: 311.; "Şafak Revizyonizminin, Kemalist Hareket, Kemalist İktidar Dönemi, İkinci Dünya Savaşı Yılları, Savaş Sonrası ve 27 Mayıs Hakkındaki Tezleri" (Ocak-Ağustos 1972). Kaypakkaya, İbrahim. içinde: Ibid. Sayfalar: 372-373.
Ki spesifik olarak bu örneği vermese de Kemalist iktidarın İkinci Savaş'taki yaptıkları bunun delilidir!
[6] "TİİKP Program Taslağı Eleştirisi" (Ocak 1972). Kaypakkaya, İbrahim. içinde: Ibid. Sayfa: 311.
[7] "TİİKP Program Taslağı Eleştirisi" (Ocak 1972). Kaypakkaya, İbrahim. içinde: Ibid. Sayfalar: 311-312.
[8] "Şafak Revizyonizminin, Kemalist Hareket, Kemalist İktidar Dönemi, İkinci Dünya Savaşı Yılları, Savaş Sonrası ve 27 Mayıs Hakkındaki Tezleri" (Ocak-Ağustos 1972). Kaypakkaya, İbrahim. içinde: Ibid. Sayfa: 374.; "TİİKP Program Taslağı Eleştirisi" (Ocak 1972). Kaypakkaya, İbrahim. içinde: Ibid. Sayfa: 312.; "Şafak Revizyonizminin, Kemalist Hareket, Kemalist İktidar Dönemi, İkinci Dünya Savaşı Yılları, Savaş Sonrası ve 27 Mayıs Hakkındaki Tezleri" (Ocak-Ağustos 1972). Kaypakkaya, İbrahim. içinde: Ibid. Sayfa: 376.
Onun niteliğini etkilemeden, cılızlığından dolayı, zayıf milli burjuvazinin bir kesimi de Kemalist komprador burjuvazinin blokuna iltihak etmiştir. Lakin esasen bu blokla hiçbir zaman kaynaşmamış, aksine Kemalist kompradorlar bu iltihak eden orta burjuvaziyi ezmiş, onlar üzerinden semirmiştir, bkz: "Şafak Revizyonizminin, Kemalist Hareket, Kemalist İktidar Dönemi, İkinci Dünya Savaşı Yılları, Savaş Sonrası ve 27 Mayıs Hakkındaki Tezleri" (Ocak-Ağustos 1972). Kaypakkaya, İbrahim. içinde: Ibid. Sayfalar: 364-365.
[9] "Çan Kay-şek" için bkz:
- "Saflarımızdaki Sol Oportünizm Sağ Oportünizmin Cezasıdır" (29 Ağustos 1971). Fırat, Haydar [Kaypakkaya, İbrahim]. içinde: Ibid. Sayfa: 196.
- "Şafak Revizyonizminin, Kemalist Hareket, Kemalist İktidar Dönemi, İkinci Dünya Savaşı Yılları, Savaş Sonrası ve 27 Mayıs Hakkındaki Tezleri" (Ocak-Ağustos 1972). Kaypakkaya, İbrahim. içinde: Ibid. Sayfalar: 407-408.
"Yahya Han" için bkz:
- "Şafak Revizyonizminin, Kemalist Hareket, Kemalist İktidar Dönemi, İkinci Dünya Savaşı Yılları, Savaş Sonrası ve 27 Mayıs Hakkındaki Tezleri" (Ocak-Ağustos 1972). Kaypakkaya, İbrahim. içinde: Ibid. Sayfalar: 406, 413.
[10] "Şafak Revizyonizminin, Kemalist Hareket, Kemalist İktidar Dönemi, İkinci Dünya Savaşı Yılları, Savaş Sonrası ve 27 Mayıs Hakkındaki Tezleri" (Ocak-Ağustos 1972). Kaypakkaya, İbrahim. içinde: Ibid. Sayfalar: 405-412.
[11] "Şafak Revizyonizminin, Kemalist Hareket, Kemalist İktidar Dönemi, İkinci Dünya Savaşı Yılları, Savaş Sonrası ve 27 Mayıs Hakkındaki Tezleri" (Ocak-Ağustos 1972). Kaypakkaya, İbrahim. içinde: Ibid. Sayfa: 366.
[12] "Şafak Revizyonizminin, Kemalist Hareket, Kemalist İktidar Dönemi, İkinci Dünya Savaşı Yılları, Savaş Sonrası ve 27 Mayıs Hakkındaki Tezleri" (Ocak-Ağustos 1972). Kaypakkaya, İbrahim. içinde: Ibid. Sayfalar: 361-362.
[13] "Şafak Revizyonizminin, Kemalist Hareket, Kemalist İktidar Dönemi, İkinci Dünya Savaşı Yılları, Savaş Sonrası ve 27 Mayıs Hakkındaki Tezleri" (Ocak-Ağustos 1972). Kaypakkaya, İbrahim. içinde: Ibid. Sayfa: 366.
[14] Her emperyalizme karşı hareket ilerici değildir, emperyalizmin kapitalist inkişafı geliştirecek "dikenli gül bahçesi" yaratma girişiminden öteye gidip de bilakis o gelişimi sakatlamaya varacak hareketine karşı mücadele ilericidir.